Sait Akdağ, Ömür Konuğu

Ömür Konuğu

ŞEMS ETKİLEYİCİLİĞİNDE MEVSİMLER S. Edip Yörükoğlu 07.03.2010

Sislerin karanlığı abarttığı samanyolunda, yıldızların uzak diyarlara selam götürdüğü devranda, dolunayın göz kırptığı semada, zaman kıpır kıpır gökkubeyi sarmalıyordu. Hayat uzun bir yoldu. Ve ayın yanında kümelenmişti bulutlar.   Ayla tenimin, ayla gölgemin, ayla ruhumun yıkandığı seyranda ba...

CEMRELERİN ŞEMS KIVAMI S. Edip Yörükoğlu 28.02.2010

Cemre; ateş ve kor… Kömürün sıcaklık kıvamında eritici dereceye varması… Bahar güzellemesi günlerine hazırlık telaşında, sıcaklıkların giderek artmasıyla; havaya, suya ve toprağa şems/güneş ısıtıcılığının akması. Cemre; ateş ve sevgi… Kış beyazlığının duygu soluklamasının ve duygu rehavetinin,...

SEVGİLİLER GÜNÜ; SEVGİNİN DÜĞÜMÜ… S. Edip Yörükoğlu 14.02.2010

(Sevgililer günü; belki sevginin ölümü, belki de sevginin düğünü…)   “Dalında patlamayı bekleyen tomurcuk, İşvesiyle sevgi yi tutuşturur uçuk kaçık. Ve sevgi de yok zaman , Aşkta tüm anlar şadıman.”   Duygunun v...

EBEDİYET YOLCULUĞUNDA İKİ EDİP S. Edip Yörükoğlu 27.10.2009

“Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber; Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber.” Bir yatak. Yatakta ömür merdiveninin doruğuna ulaşmanın verdiği yorgunluğu manalandırmış, ışıltısı hafif hüzünlenmiş derin ufuklu gözlerini yattığı odanın kapısına dikmiş,...

RÖLANTİLİ TEVEKKÜL VE ŞÜKÜR TAHTI S. Edip Yörükoğlu 27.10.2009

Gülüşlerin güller zarafetinde minicik insan saflığının saffetinde, kemiksiz kokular nefasetinde ruha dolmuşluğunun dolgunluğunda, güneşvari ışınlamaların yüzlere yayılmışlığı… Mutlu olmanın en kolay ve en yakın adresi gülümseme sadeliğinde. Yavaşlamayı ve gülümsemeyi dengeleyerek, hayatın baş d&...

ŞAİRİN GECE SONATI S. Edip Yörükoğlu 30.08.2009

Soğuğa yakın serinlik katılmış rüzgârın getirdiği dostluk sıcağının serpiştirilmişliğini içinde hissederek gecenin bir saatinde, geceye yürek yaylası açıldığında; bereketlenen sevgi yumağı, dolunayın gizlenme ihtiyacı hissetmeksizin gökte parıldamasına eşlik eder. Bulutlar tüllenmiş, ayın ve yıldızların şavk...

SEVGİ ÇİÇEĞİNE GEBE TOMURCUKLAR S. Edip Yörükoğlu 23.08.2009

Ebedi gerçeklerin mayalandığı aylar vardır. Yine ebedi gerçeklerin yoğunlaştığı geceler vardır. Ve yine ebedi gerçeklerin sırlara karıştığı gecelerde an’lar vardır. Yürek prizmasından geçen sevgi ışıklarının aşk çırasına dönüşmesinin yaşandığı masal ötesi zamanlar vardır.   ...

ŞAİR, ŞİİR ve İLHAM S. Edip Yörükoğlu 09.08.2009

Hayaller biz insanların en önemli yaşam kaynaklarıdır. Hayaller; ilhamın beyaz atlı prensidir. İlham şiirin projesi, şair şiirin mimarıdır. Edebiyatta; önce hayaller tohum olarak ilham tarlasında toprağa düşer, sonra bu hayaller sombaharlarda çiçeğe durur, yaz da meyvelenir ve bütün hızıyla hayata dalar....

LATİF VE HARLI NEFES S. Edip Yörükoğlu 02.06.2009

Çiçeğin zerafeti, menekşe hoş nazenin; Gecenin dolunayı, ahenge düş serenin. Cana cemre adayı, latif ve harlı nefes, İlişirse sarayı olur gönül düzenin. O menekşe tacını öper sever yüreğin. Baharın rüzigarı ıpıl ıpıl salınır, Ve menekşeyi sarı ateş sarar ısınır. Cana hercai kanı yürürde savdasınır, O menekşe tacını katar durur yüreğin. ...

TURUNCU GÖLGEDE VERANDA FERAHLIK S. Edip Yörükoğlu 02.06.2009

Gökyüzü ışıl ışıllığa bürünüp parlayınca dolunay, Samanyolu’na taze yaldız gibi samanlar dökülür. Arasıra ince bulutlar raksla okşayıp aydan alırken onay, Gönüller içinde tarifsiz ihtişamıyla aşktan şafaklar sökülür. Sevecenlik yelpazesine, hayaller değiş-to...

AYZADE YÜREKLERİN YILDIZ KÖŞESİ S. Edip Yörükoğlu 23.03.2009

AYZADE YÜREKLERİN YILDIZ KÖŞESİ (Şehitlik)   Çanakkale’de gönüllere düşen kıvılcım al bayrağın yıldızıdır.   Cemreler yüreklerine düştü sombahara eremedi bedenler. Ve gittiler dönemediler… Kırkikindi yağmurlarını göremediler.   Kut...

SEVGİ UFUKLARINDA İNANÇ GÜNEŞİNİN SABIR IŞIKLARI S. Edip Yörükoğlu 08.03.2009

Dolunay altın bir tepsi gibi lacivert gökte asılı dururken; önünü bulutlar kapatmaya çalışsa da, dolu dolu yaşanmış güzelliklerin geleceğe dair yazgısı karartılamaz. Taşlar yerine otururken, kopup geldiği diyarların yerleşmiş düzenlerinin vaveylası elbette yürek sızısıdır. Bir düzenin intizamı, yılların usta ellerinde şekillenmiştir. Düzen; yavaş...

TEĞET YAŞANMAYAN HAYAT İZDÜŞÜMLERİ S. Edip Yörükoğlu 30.12.2008

Sipariş edilmiş hayatların monotonlaştırdığı ağlamaklı dünyaların, muhtaç olduğu ışıklı şafaklara ve sevgiyle fosforlanmış zamanlara çılgınca koşmayı mecalleme zamanı gelmedi mi? Anlar ve yarınlar yamanlansın diye… Yamanlansın ve aydınlansın ... Sipariş edilmiş hayatları kündeye getirerek, tayfv...

HUZURLU MUTLULUĞUN MUTLAKTA MEYVELENMESİ S. Edip Yörükoğlu 20.12.2008

Ve günümüz insanına ölüm erişmeden huzurun erişmesi gerekiyor. Bir beyaz sayfanın ütüsünün bozulmamışlığında, gönül mürekkebinin dolduracağı dizelere hayat kıvılcımı aşılamanın nöbetinde inat etmeli. Huzur filizlenmesinde ısrar etmeli … Ama, anda/bugünde. Huzurun erişmesi ve an’la birleşmesi, birleştirilmesi gerek. …………. “Mutlul...

OLUMLU DÜŞÜNME, ILIMLI YAŞAMA VE “AN”A SIĞINMA S. Edip Yörükoğlu 17.11.2008

“Sevgiyle hislenmiş, enerjiyle hazlanmış, güzelliklerle niyazlanmış çepeçevre mutlanmış pırlantalı melodili çehrelerle anları ve yarınları aydınlatmalı. Sevgi yolundaki binlerce yoldan birine revan olmalı. Gönül feneriyle aydınlatmalı. Aydınlatmalı ve meydanlatmalı…” Aydınlamanın aymaz ...

ÇEPEÇEVRE MUTLANMIŞ PIRLANTALI MELODİLER S. Edip Yörükoğlu 01.11.2008

“En azından hiçliğin derinliğinden hepliğin keyf doruğuna yelken açan, bir şafak dokunuşunda en güzel sombahar sabahına uyanan, renklerin ve duyguların asıldığı bir yürekte yavuklanan, kanaviçenin göklere uçurtma saldığı zümrüt bir gönülle günleri gönüllemeli. G&ou...

HİÇLİĞİN DERİNLİĞİNDEN HEPLİĞİN KEYF DORUĞU S. Edip Yörükoğlu 18.10.2008

“Gülümseme fenerlerinin aydınlattığı, onca hırpalanmasına rağmen hala başı dik ve mağrur sevilere dilbazlık yapan güllerin çiy toplamış taç yapraklarındaki renklerin gerçekliğinden daha sahici güzellemelerle güzlenmiş, kuşku süzgecini kapı kilitleri kaybolmuş depolara atmış, “keşke&rd...

GÜLÜMSEMENİN GÜL YÜZLÜ GÜLENDAMI S. Edip Yörükoğlu 15.10.2008

“Hayallerin hayatlaştığı, hayatların taçlaştığı, taçlaşmışlıkların olağanlaştığı; zinde koşuların yorgunluk vermeyen tatlı duraksamalarında, yansıların sevgi davetleri üşüştürdüğü hoşgörünün el uzatmışlığına el vermek gerekmez mi? El vermek ve gönül vermek…” &n...

ZAMANIN ÖZENGİSİYLE YARINLARA KUŞANMAK S. Edip Yörükoğlu 15.09.2008

“Hayat, kendisini teğet geçenlerin değil; ayağını sağlam basanın, güçlü donananın, gerçekçi olanın elinde ve hizmetinde şekilleniyor.” ............. "Yüreğim gökçül bir edip kuş,/Dün ve bugün her şey daha değişik daha hoş./Düşleri kuşandım, zamanın &...

AŞK ÇINGILARININ PARILDATTIĞI GÖNÜL DEHLİZLERİ S. Edip Yörükoğlu 27.07.2008

AŞK ÇINGILARININ PARILDATTIĞI GÖNÜL DEHLİZLERİ Hercai menekşeyle halleştim yine dünden; dem vurup dellenen duygulardan, Ha işte öylece cansı canan, geceler şairinin delifişek ruhundan. Bana dair kırkikindi yağmurlarının ıslattığı duygu kutbundan. Farkı fark ettiren, farkı hissettiren, farkta fevkalaleşen sen, Sabahlamadan uyanan gözden ...

AKIL MATEMATİK, GÖNÜL EDEBİYAT, AŞK ŞİİRDİR… S. Edip Yörükoğlu 20.07.2008

“Suyun hayatlığını ve ab-ı hayatın gönül yaşlarındaki gizlenmişliğini gözden ırak etmeden; ırakları yakın etmenin, olmazları olur etmenin beyaz aydınlığını özümseyerek özden bir özgürlüğe kenetlenmeli…”   Özden bir özgürlüğe kenetlenmek; beden hapi...

AB-I HAYATIN GÖNÜL YAŞLARINDA Kİ GİZLENMİŞLİĞİ S. Edip Yörükoğlu 14.07.2008

“Deniz ürpermelerinin gönül ürpermelerine peri dokunulmuşluğunda, sihirli temasıyla sevinç mevsimi yaşatmasına; yaz aylarının insan mayasına olumlu katkısının bütün ömre yayılmasının lezzeti, duraksamadan yaşanmalı… Yaz ve safbahar mevsimini hayatın bütününe katık yapmayı engel...

DENİZ ÜRPERTİLERİNİN ÖMÜR LEZZETİ S. Edip Yörükoğlu 06.07.2008

" Denizin şuhça hoşlukta titremesinin kıpırdanışında,/Aşksız ve sevgisiz milyarların yaşadığı bu dünyada,/Sevinç aydınlığı gölgesinde, güneşe inat aşk mührü basılır./Yürek yürekliğin rehaveti yarı meltemsi tonlarda,/Tepsi tepsi cemre doygunluğunda nisan yağmurlarına asılır./Özlemse ta...

GÖNÜL SUYUNUN HAYAT ŞİRAZESİNDE PAKLANMASI S. Edip Yörükoğlu 29.06.2008

Gönülle, su; suyla hayat! Ve hatta gönülle, su; suyla hayat ve bunlarla insanın ilgisi... Gönül; maneviliğin/tinselliğin çiçek bahçelerindeki cemre düşmüşlüğünün, kırkikindi yağmurlarıyla ritimleşerek tazelenmesi ve ihya edilmesinin geniş coğrafyasının girizgâhı...

DUYGULAR S. Edip Yörükoğlu 13.03.2008

1../ Duygular.... Ah bu duygular... Duygularla her görüşme, bir ayrılık; her ayrılık bir görüşme... İkisi arasında dipsiz ve misilsiz bir üzülme, üzülüşme... Zamanın uçuştuğu, savrulduğu, kavrulduğu, yorulduğu, saat kadranının yuvarlağında Hapsedilmişlikte yıldırım gibi kayan anlar.... ...

DUYGULARIN FESTİVALİ S. Edip Yörükoğlu 13.03.2008

1../ Ah bu duygular… Ah bu duyguların çılgın maskeli festivalinde, duyguların hissiz, frensiz coşkularında ölçü tanımaz istekleri... Işık hızından daha öte, kinetik enerjileriyle kural tanımaz arzularda, es geçilemeyen bir dikkatte her bir zerresinde musiki nağmelerinde raksedişi... Ah bu duyguların...

DUYGULARIN TIRMANIŞI S. Edip Yörükoğlu 13.03.2008

1../ Duygular ah bu duygular... Duyguların kıskanışının, davranışının, çılgınlığının dizginsizliğinin hesabını benden sorarlar. Ben duygularımla hep kavga ediyorum.. Onları, bin kilitli kapıdan girilen bin birinci odaya kilitlemiştim çoktan.. Anahtarlarının bile nerede olduğunu unutmuştum.. Kaybetmiştim... Yıllar var ki menek...

TUTKULU SEVMEK ÜZERİNE S. Edip Yörükoğlu 08.03.2008

Aşığı olmayan kadın; hastası olmayan doktor gibi olurmuş. Ve yine aşık olmayan adam, meyvesi olmayan ağaca benzermiş... Seven erkekte bu adamlar içinde olmuyor. Ve yine, sevgi daima kalbe gelen, kalpte karargah kuran ve bunun ötesinde coşkulu sevgi/aşk ise kalbe gelen saygısız bir misafirmiş. Bize sormadan, bizden izin almadan geli...

HER OKUDUKÇA AĞLIYORUM S. Edip Yörükoğlu 08.03.2008

İnternetten gelen e-maillere sırasıyla bakıyordum. İçlerinden biri biraz uzuncaydı. İstanbul’dan bir tanıdık, bir dost göndermişti. Okudum: “ANZAKLI ÖMER 1957 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD’ye giden doktor Ömer Musluoğlu görev yaptığı ha...

ÇİÇEK, BAYRAK ve ÇOCUK S. Edip Yörükoğlu 08.03.2008

Çiçek güzelliğin, bayrak milliliğin, Çocuk simgesi, masumiyetin.. Dalında güzel olan çiçek; tabiatın insanlara sunduğu katıksız sevgi olmuş. İnsanla dost olmanın abideleşmesi dönemecinde ise aracı olmuş. Böylece; bilinmeyen evvelden bugüne, tahmin edilemeyecek bir geleceğe sevgi m...

Ömür Konuğu